3 Kasım 2013 Pazar

Hindu Topraklarinin Batini efendileri; Sihler ve Amritsar



Sonda soyleyecegim ile baslayayim. Amritsar, Hindistan’in mutlak gorulmesi gereken yerlerinden biri. Plan program yaparken once burayi kenara yazip sonra rota cikarmak lazim. Ama sadece tarihi ve mimari guzellikleri ile degil, insani ve yasam sekli ile de cok farkli..

Evet muhtesem bir bir yapi Golden Temple. Ama mimarinin otesine gecer, biraz olsun insan ile zaman gecirirseniz, kulturun, tarihin ve beseri iliskilerin bir toplamini goruyorsunuz sadece o altindan binanin suretinde..





Sihler kadini erkegi ile bambaska bir irk. Onlara bakip Hintli demek mumkun degil. Erkekler cok karizmatik, kadinlar hic bir yerde goremeyeceginiz kadar zarif, guzel ve rahat.. iki cinsin bir cogunun burunlari ve cene yapilari kalemle cizilmis gibi. Hepsi magrur, hepsi karakterli.. belki de ayrilikci catisma doneminin de etkisi ile cok sert yapililar. Ama sadece konusmaya baslayana kadar. Iletisime gecildiginde dunya tatlisi insanlara donusuyorlar, zirhlarini cikartip cocuklasiyorlar aniden..

Sakallari ve biyiklarinin geleneksel seklini almasi icin aksam yatarken ve sabah erken saatlere kadar cenelerinin altindan kafalarinin uzerine bir bez bagliyorlar. Hatta ben her zamanki sapsalligim ile trende Delhi’den Amritsar’a giderken ne kadar cok dis hastasi var diye dusundum. Ardindan yanima oturan Sih’e “gecmis olsun, hepiniz operasyon gecirdiniz herhalde, Delhi’de iyi disciler olmali” dedim (dingil Orcun). Sih arkadas ise gulumseyip buyuk bir olgunlukla durumu acikladi. Hatta daha sonra (ilk kez ac chair sinifinda yolculuk ettigim ve dondugum icin) bana cantasindan kullanmadigi kendi turbanini (turuncu) verip ustumu orttu. Ustune ustluk kabul etmesem de hediye vermeyi teklif etti.

Delhi’deyken duymustum, Golden Temple gelen misafirler icin bedava yatak hizmeti sunuyor diye,  otel aramadan once gidip gormek istedim. Zaten tren garindan tapinaga her yarim saatte bir ucretsiz otobusler kaldiriyorlar. Ben de bunlari kullandim.. Gercekten de tapinak girisinde once yerel hacilar icin buyuk bir yatak kompleksi, ardindan yabancilar icin kucuk ve kogus diyebilecegimiz, 4’er yataktan olusan 3 odali ve ana holde yaklasik 7-8 yatagi olan bir bolume ulasiyorsunuz. Hic bir sey icin para istenmiyor. Gonulden koparsa makbuz karsiligi istenen miktarda bagis yapmak mumkun.. Koguslar temiz, kisisel olarak kullanabileceginiz dolaplari var, sadece kilit almaniz lazim. Dus iceride. Tuvalet ise hemen 20 metre disarida, oldukca genis ve bol secenekli olarak hizmette. Ilk ve belki de son kez sensorlu pisuvari burada gordum.\




Sihler cok temiz bir toplum. Hindistan’in geri kalanin aksine musluk kenarlarinda sabun bulmak bile mumkun.

Golden Temple icerisinde mutfak da var. Hic durmadan, bitmeyen bir dongu ile yemek hizmeti veriliyor. Hatta o kadar cok haci ve yemek ihtiyaci var ki Amerikalilara saatte 1000 adet chapatti pisiren ozel bir makine urettirmisler.. Ben de ilk aksam tapinak gezisi sonrasi bu guzel insanlarla oturup sofralarina konuk oldum (bildigin beles hayat).

Tapinak gece de, gunduz de goz kamastirici.. Iceride erkekler dahil basin acik dolasamiyorsun. Eger yaninda bi sey yoksa giriste bedava veriliyor. 




Tabi ki ciplak ayak olmak bir zorunluluk. Cok iyi ve bol calisanli sekilde yurutulen ayakkabi alma ve verme (numarali fis karsiligi) organizasyonu ile yuzlerce insan sira beklemeden degis tokusunu yapiyor. Iceriye girerken su havuzundan gecmen ve ayaklarini temizlemen sart. Ana girisin tam karsisindaki tapinak insani bir anda vuruyor. Daha sonra tapinagin icerisinde canli olarak icra edildigi fark edilecek olan ilahiler hoparlorden yankilaniyor.





Bu arada sunu soylemek lazim, Sih muzigi cok guzel. Muzisyen olmadigim icin kac kacliktir, makamidir filan soylemek mumkun degil ama garip ve pek kullanilmayan bir ritm ile caliniyor. Ve muzigin yarattigi bu titresimlerin insandaki etkisi cok farkli oluyor. Iceriye girince ust kata cikip bos buldugum bir kenara coktum ve 1 saate yakin dinledim, oradan biliyorum..

Gol uzerindeki ana yapiya giriste (ya da cikisinda) bizim helvaya benzer bir tatli servis ediliyor. Cok lezzetli ve sicak sunulan tatli icin utanmayip ikinci kez siraya girdim.

Yapinin icini ve disini bildigin altin ile kaplamislar. Insanin hazir agzi acik bakinirken ayiptir soylemesi “oha” diyesi geliyor. Ama ayni Taj Mahal benzeri, sasirtici sekilde gorgusuzluk gibi de durmuyor..






Yine de Golden Temple’in bu yadsinamaz essizligine ragmen Sihleri tanimak ve onlarla ic ice olmak daha ozel bir deneyimdi. Insani iliskilerine, kutsal mekanlara giris cikislarinda ya da merdivenlere, duvarlara dokunma ve opme rituellerinde Haci Bektas Veli’yi, Mevlana’yi bulmak mumkun. Dedigim gibi helva bile ayni. Zaten genelde en cok tercih ettikleri renk turuncu ve beyaz. Bu da tum Batini disiplinlerde oldugu gibi gunesi ve onun temelindeki gecmisi simgeliyor.  Kadinlarin toplumdaki yerleri, rahatliklari, kilik kiyafetleri hemen ayrisiyor. Daha iyi beslenen, daha saglikli bir toplum. Sokaklarda dilenci ya da evsiz gormek neredeyse mumkun degil. Hatta sehir icinde gunluk yuruyus turu aldigim (75 R) devlet gorevlisine sokaklarda neden hic buyukbas olmadigini sordugumda, Amritsar’da buna izin verilmeyecegini, temiz bir sehircilik icin tum hayvanlarin sehrin disinda ayri bir alanda otlatildigini ve bakildigini soyledi.

Sihler tipki tum Batini toplumlarda oldugu gibi humanist bir yapi ile yasiyorlar. Kadin erkek gibi degerli. Surekli motosiklet kullanan bir kadin gormek mumkun. Sizinle cekinmeden konusuyorlar. Bu humanist yapi onlarin zamaninda baskaldirmalarinin da ana sebeplerinden. Malum, kast ile yonetilen Hindu dini ve toplumunun karsisinda esitlikci bir dozen, siniflarin ve sinirlarin olmadigi bir yasam sekli ile celisiyor. Hindistan’in geri kalani ile yasanan ten uyusmazligi en cok bundan..

Erkekler her daim kesmedikleri killari (tum vucut), bellerindeki kamalari (ki bir cok kadin da tasiyor), kollarindaki demir bileklikleri ve renk renk turbanlari ile (ozel bir anlami yok, herkes her rengi kullanabiliyor) ile cok tedirgin ediciler. Savasa girsem karsimda bir Sih olsun istemem. Hatta bununla ilgili gercek bir ani var. Ingilizler Afganistan’daki savasta 100 kisilik bir Sih birligini de kullaniyorlar. Sadece Sihlerin savundugu bir karakola ciddi bir Afgan saldirisi oluyor. Once yardim gelecegi ve dayanmalari soyleniyor. Sihler de geleneksel savas rituelleri yerine getirmelerinin ardindan catismaya basliyorlar. Ardindan Ingilizler yardimin gelemeyecgini, geri cekilmeleri gerektigini bildiren ikinci bir mesaj yolluyor. Sihler ise savas rituelleri basladigi icin geri cekilmenin mumkun olmadigini belirtip savasmaya devam ediyolar ve hepsi o gun goz gore gore oluyor. Ingilizler de kralicenin emir ile bu olayi olumsuzlestirmek icin biri Amritsar’da olmak uzere 3 tane tapinak yaptiriyorlar (long live the Queen).




Gercekligini ispatlayamayacagim (sehir efsanesi de olabilir tabi ama bu adamlara bakinca gercek oldugunu dusunuyor insan) ama anlatilan bir sey daha var. Sihler’in silahlari kutsal oldugu ve kimseye teslim etmeyecekleri icin Hindistan icerisindeki ucuslarda havayollari onlarin silahlari ile ucaga binmelerine izin veriyormus.


Ozetle, Anadoludan bu kadar uzakta, benzer felsefeleri ve doktrinleri gormek cok ilginc oldu gercekten. Bu insalari ve yasayislarini deneyimlemek, Golden Temple’in sari zerafetini gormek icin bir sekilde Amritsar’a gelmek lazim..








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder