Sonda soyleyecegim ile baslayayim. Amritsar , Hindistan’in mutlak gorulmesi
gereken yerlerinden biri. Plan program yaparken once burayi kenara yazip sonra
rota cikarmak lazim. Ama sadece tarihi ve mimari guzellikleri ile degil, insani
ve yasam sekli ile de cok farkli..
Evet muhtesem bir bir yapi Golden Temple .
Ama mimarinin otesine gecer, biraz olsun insan ile zaman gecirirseniz,
kulturun, tarihin ve beseri iliskilerin bir toplamini goruyorsunuz sadece o
altindan binanin suretinde..
Sihler kadini erkegi ile bambaska bir irk. Onlara bakip Hintli
demek mumkun degil. Erkekler cok karizmatik, kadinlar hic bir yerde
goremeyeceginiz kadar zarif, guzel ve rahat.. iki cinsin bir cogunun burunlari
ve cene yapilari kalemle cizilmis gibi. Hepsi magrur, hepsi karakterli.. belki
de ayrilikci catisma doneminin de etkisi ile cok sert yapililar. Ama sadece
konusmaya baslayana kadar. Iletisime gecildiginde dunya tatlisi insanlara
donusuyorlar, zirhlarini cikartip cocuklasiyorlar aniden..
Sakallari ve biyiklarinin geleneksel seklini almasi icin
aksam yatarken ve sabah erken saatlere kadar cenelerinin altindan kafalarinin
uzerine bir bez bagliyorlar. Hatta ben her zamanki sapsalligim ile trende
Delhi’den Amritsar’a giderken ne kadar cok dis hastasi var diye dusundum.
Ardindan yanima oturan Sih’e “gecmis olsun, hepiniz operasyon gecirdiniz
herhalde, Delhi’de iyi disciler olmali” dedim (dingil Orcun). Sih arkadas ise
gulumseyip buyuk bir olgunlukla durumu acikladi. Hatta daha sonra (ilk kez ac
chair sinifinda yolculuk ettigim ve dondugum icin) bana cantasindan
kullanmadigi kendi turbanini (turuncu) verip ustumu orttu. Ustune ustluk kabul etmesem de hediye
vermeyi teklif etti.
Delhi’deyken duymustum, Golden Temple gelen
misafirler icin bedava yatak hizmeti sunuyor diye, otel aramadan once gidip gormek istedim. Zaten
tren garindan tapinaga her yarim saatte bir ucretsiz otobusler kaldiriyorlar. Ben
de bunlari kullandim.. Gercekten de tapinak girisinde once yerel hacilar icin
buyuk bir yatak kompleksi, ardindan yabancilar icin kucuk ve kogus
diyebilecegimiz, 4’er yataktan olusan 3 odali ve ana holde yaklasik 7-8 yatagi
olan bir bolume ulasiyorsunuz. Hic bir sey icin para istenmiyor. Gonulden
koparsa makbuz karsiligi istenen miktarda bagis yapmak mumkun.. Koguslar temiz,
kisisel olarak kullanabileceginiz dolaplari var, sadece kilit almaniz lazim.
Dus iceride. Tuvalet ise hemen 20 metre disarida, oldukca genis ve bol
secenekli olarak hizmette. Ilk ve belki de son kez sensorlu pisuvari burada
gordum.\
Sihler cok temiz bir toplum. Hindistan’in geri kalanin
aksine musluk kenarlarinda sabun bulmak bile mumkun.
Golden Temple
icerisinde mutfak da var.
Hic durmadan, bitmeyen bir dongu ile yemek hizmeti veriliyor. Hatta o kadar cok
haci ve yemek ihtiyaci var ki Amerikalilara saatte 1000 adet chapatti pisiren
ozel bir makine urettirmisler.. Ben de ilk aksam tapinak gezisi sonrasi bu
guzel insanlarla oturup sofralarina konuk oldum (bildigin beles hayat).
Tapinak gece de, gunduz de goz kamastirici.. Iceride
erkekler dahil basin acik dolasamiyorsun. Eger
yaninda bi sey yoksa giriste bedava veriliyor.
Tabi ki ciplak ayak olmak bir zorunluluk. Cok iyi ve bol calisanli sekilde yurutulen ayakkabialma ve verme (numarali
fis karsiligi) organizasyonu ile yuzlerce insan sira beklemeden degis tokusunu
yapiyor. Iceriye girerken su havuzundan gecmen ve ayaklarini temizlemen sart. Ana
girisin tam karsisindaki tapinak insani bir anda vuruyor. Daha sonra tapinagin
icerisinde canli olarak icra edildigi fark edilecek olan ilahiler hoparlorden
yankilaniyor.
Tabi ki ciplak ayak olmak bir zorunluluk. Cok iyi ve bol calisanli sekilde yurutulen ayakkabi
Bu arada sunu soylemek lazim, Sih muzigi cok guzel. Muzisyen
olmadigim icin kac kacliktir, makamidir filan soylemek mumkun degil ama garip
ve pek kullanilmayan bir ritm ile caliniyor. Ve muzigin yarattigi bu
titresimlerin insandaki etkisi cok farkli oluyor. Iceriye girince ust kata
cikip bos buldugum bir kenara coktum ve 1 saate yakin dinledim, oradan
biliyorum..
Gol uzerindeki ana yapiya giriste (ya da cikisinda) bizim
helvaya benzer bir tatli servis ediliyor. Cok lezzetli ve sicak sunulan tatli
icin utanmayip ikinci kez siraya girdim.
Yapinin icini ve disini bildigin altin ile kaplamislar.
Insanin hazir agzi acik bakinirken ayiptir soylemesi “oha” diyesi geliyor. Ama
ayni Taj Mahal benzeri, sasirtici sekilde gorgusuzluk gibi de durmuyor..
Yine de Golden Temple’in bu yadsinamaz essizligine ragmen
Sihleri tanimak ve onlarla ic ice olmak daha ozel bir deneyimdi. Insani
iliskilerine, kutsal mekanlara giris cikislarinda ya da merdivenlere, duvarlara
dokunma ve opme rituellerinde Haci Bektas Veli’yi, Mevlana’yi bulmak mumkun.
Dedigim gibi helva bile ayni. Zaten genelde en cok tercih ettikleri renk
turuncu ve beyaz. Bu da tum Batini disiplinlerde oldugu gibi gunesi ve onun
temelindeki gecmisi simgeliyor. Kadinlarin toplumdaki yerleri, rahatliklari,
kilik kiyafetleri hemen ayrisiyor. Daha iyi beslenen, daha saglikli bir toplum.
Sokaklarda dilenci ya da evsiz gormek neredeyse mumkun degil. Hatta sehir
icinde gunluk yuruyus turu aldigim (75 R) devlet gorevlisine sokaklarda neden
hic buyukbas olmadigini sordugumda, Amritsar’da buna izin verilmeyecegini,
temiz bir sehircilik icin tum hayvanlarin sehrin disinda ayri bir alanda
otlatildigini ve bakildigini soyledi.
Sihler tipki tum Batini toplumlarda oldugu gibi humanist bir
yapi ile yasiyorlar. Kadin erkek gibi degerli. Surekli motosiklet kullanan bir
kadin gormek mumkun. Sizinle cekinmeden konusuyorlar. Bu humanist yapi onlarin
zamaninda baskaldirmalarinin da ana sebeplerinden. Malum, kast ile yonetilen
Hindu dini ve toplumunun karsisinda esitlikci bir dozen, siniflarin ve
sinirlarin olmadigi bir yasam sekli ile celisiyor. Hindistan’in geri kalani ile
yasanan ten uyusmazligi en cok bundan..
Erkekler her daim kesmedikleri killari (tum vucut),
bellerindeki kamalari (ki bir cok kadin da tasiyor), kollarindaki demir
bileklikleri ve renk renk turbanlari ile (ozel bir anlami yok, herkes her rengi
kullanabiliyor) ile cok tedirgin ediciler. Savasa girsem karsimda bir Sih olsun
istemem. Hatta bununla ilgili gercek bir ani var. Ingilizler Afganistan’daki
savasta 100 kisilik bir Sih birligini de kullaniyorlar. Sadece Sihlerin savundugu
bir karakola ciddi bir Afgan saldirisi oluyor. Once yardim gelecegi ve
dayanmalari soyleniyor. Sihler de geleneksel savas rituelleri yerine
getirmelerinin ardindan catismaya basliyorlar. Ardindan Ingilizler yardimin
gelemeyecgini, geri cekilmeleri gerektigini bildiren ikinci bir mesaj yolluyor.
Sihler ise savas rituelleri basladigi icin geri cekilmenin mumkun olmadigini
belirtip savasmaya devam ediyolar ve hepsi o gun goz gore gore oluyor.
Ingilizler de kralicenin emir ile bu olayi olumsuzlestirmek icin biri
Amritsar’da olmak uzere 3 tane tapinak yaptiriyorlar (long live the Queen).
Gercekligini ispatlayamayacagim (sehir efsanesi de olabilir tabi
ama bu adamlara bakinca gercek oldugunu dusunuyor insan) ama anlatilan bir sey
daha var. Sihler’in silahlari kutsal oldugu ve kimseye teslim etmeyecekleri
icin Hindistan icerisindeki ucuslarda havayollari onlarin silahlari ile ucaga
binmelerine izin veriyormus.
Ozetle, Anadoludan bu kadar uzakta, benzer felsefeleri ve
doktrinleri gormek cok ilginc oldu gercekten. Bu insalari ve yasayislarini
deneyimlemek, Golden Temple’in sari zerafetini gormek icin bir sekilde
Amritsar’a gelmek lazim..












Hiç yorum yok:
Yorum Gönder