Sri Lanka'dayken kaleme aldigim satirlar.. Aradan uzun zaman gecmis. Yolda 5. ayima girdim bile..
Zamaninda kendime bir soz vermistim, defterime yazdigim herseyi satirina dokunmadan paylasacagim diye..
Simdi tekrar okurken, yasadigim degisimleri ve o zamanki ruh halimi tekrar "seyretmek" cok ilginc. Evet, bu satirlarin ardindan gelen 3 ay cok sey degistirdi. Ama hem yeni ulkeler hem de icsel yolculuk hala devam ediyor..
Hic de bitmez umarim..
----
Ne yapiyorum ben.. 2000 metrede balkonumda oturmus bulutlarin uzerinden vadiyi seyrederken, kilometrelerce uzunlukta bembeyaz kumsalda aksam gunesinin altinda uyuklarken ya da tren yaylarinin uzerinde saatlerce yururken..
Yola cikali 2 ay olmus. henuz hic bir fikrim yok. bugune kadar kazandigim tum parayi yolda harcayarak aptallik mi ediyorum. Geri donunce nasil gecinecegim..bu gunlerde ogrenmeye basladigim azla yetinme halini unutup yine kredi kartlari ve taksitlere mi bogulacagim.. bu yolculuk beni gercekten degistirecek mi? degismek icin mi yola ciktim, kendimi ve bakis acimi mi begenmiyordum yoksa sadece "farkli" bir sey mi yapmak istedim..
Tanistigim her yeni insan ile yepyeni seyler mi kesfediyorum yoksa daha cok mu donuyorum icime.. Her yeni cografya ve her batan gunes bana dunya hakkinda bambaska renkler mi sunuyor ya da kendimi daha cok sevmeme ve kapilarimi kapatmama mi sebep oluyor..
Neden yoldayim.. Sadece varmak istemedigimi biliyorum..Yolda olmaktan mutluyum.. Ama ne zamana kadar.. Acaba kapisini kapatip arkada biraktigim hayata donmek basarisizlik olacakmis gibi mi hissediyorum..
Donersem karsilasacagim zorluklardan mi korkuyorum.. Calismak mi istemiyorum yoksa sadece sevmedigim bir isi yapmak mi..
Cigeri bes para etmez insanlarla muhatap olup para kazanmak mi istemiyorum yoksa donmek yenilgi olackmis gibi mi geliyor.
Paraya ragmen mutlu olmanin bir yolu var mi.. Ya da kendimi mi kandiriyorum..
Yolda olmak beni ozgurlestiriyor mu yoksa maddi tedirginlikler yuzunden yeterince keyif alamiyor muyum..
Geri donup bildiklerimle mi para kazanmaliyim yoksa yeni seyler ogrenerek yolda olmaya mi devam etmeliyim..
Evini sirtina attigin ilk adimdan sonra ne kadar cok yolun, gormedigin ne kadr fazla cografya oldugunu farkediyorsun.. Tanistigin herkes bu hissi arttiriyor.. Gununu keyifle gecirmene mani olmasa da, hep bir yetersizlik hali sariyor benligini. Bu hal yavaslayip rahatlamak yerine hizlanmani tetikleyip tedirginligini arttiriyor. Yolda olmanin tadini daha az aliyorusun, sacma ama kaygilar artiyor.. belki de gecici bir durum, bilemiyorum..
normal sartlarda 2-3 aya kadar Guney Asya'yi bitirebilirim gibi gozukuyor. tabi yine durmadan, yavaslamadan, "orada olmak ve gormek"icin hareket edersem..bu da beni musondan kurtariyor sanki. hizli hareket etme zorunluluklarimdan biri de bu..
Ve ardindan Guney Amerika'ya gecersem o tarafta ilkbahar olacak ve yine guzel bir zaman yakalayacagim..Ama yazarken farkediyorum yine, her zamanki gibi zamana kole planlar bunlar. kurtulmak istedigim bu degil miydi zaten.. ve o zamana kadar ne istedigimi bulabilecek miyim..
Neden yoldayim.. gercekten kendimle kalabilmek icin mi? gecen zamanda bir sey farkettim. ben kibirli bir adamim..bunu sesli soylemek hic kolay ve keyifli degil, ama dogrusu bu sanirim.. Eskiden bu tanimlama icin gururlu, onurlu gibi sifatlar secerdim. ama su iki ayda yasadigim onlarca tecrube bana yasadigim sorunlarin cogunun kibrimden kaynaklandigini gosterdi. Kibrimin, egomun bir adim one ciktigi bu durumlarda hep hakliydim (bu satirlarda hala hakliydim demek ayrica garip) ama sonuclarinin nefsimden baska kimseye faydasi olmadi..
Kochi'de sinirlendigim bir durumun ardindan kendim icin kullandigim, aklima ilk gelen kelime buydu. her zamanki gibi baskalarinin umursamayacagi bir konuda, sirf haksizligi ispat icin uzun sureli bir tartismaya girdim ve gunun sonunda kendimle ilk kez gercekten yuzletim sanirim..
O gunden sonra daha dikkatli, bu halimin farkinda olarak yasamaya calisiyorum. en keskin koselerimden birini yumusatmak mumkun olur umarim..
Yolda olmanin en buyuk artisi kendinle gercek anlamda yuzlesmek sanirim..ve ilerleyen gunler, bana bunun gibi detaylari gostermeye faydali olursa, en buyuk kesif kendimle alakali olacak galiba..
Kisisel huzur ve tatmin icin henuz hic bir kitaba, inanca, disipline inanamadim. baska bir deyisle, inandirilamadim.. icimdeki en buyuk bosluk bu olabilir, belki yolculuk sebebi de..
dinleri, dua rituellerini, kurallari kabullenemiyorum bir turlu.. inanc hakkinda okudugum, ogrendigim, izledigim her yol, kayaliklara carpan dalgalar kadar etkisiz. Beni asindiran ve sekil veren tek nokta da tum bu birikimlerin uzerime oturmamasi uzerine..
35 yasima kadar vicdandan daha degerli bir yol gosterici bulamadim.. Ve vicdanin, guleryuzun, herkese esit olmanin ibadet yollarindan gectigine de inanamadim..belki kotu orneklerinde etkisi vardir bunda, a,a daha cok sonuclarin kurallara baglanmasi kavramina, oduller ve cezalar dunyasina kendimi birakamadim..
Ve geriye kendimden baska bir araci kalmadigini, en azindan bulamadigimi farkediyorum..
Dua eden, inanc evlerini duzenli olarak ziyaret edenleri kiskaniyorum.. hayatlarindaki amaclari yani sira, araclarini da bulmus durumdalar.. Keske benim de pesinden kosacagim bir cennetim olsa..
Bu cikmazda kendime donmekten baska secenegim kalmiyor.
Simdiye kadar yaptigim arastirmalarda, kendinden baska bir yola, kurallara, rituellere en az dayanan, ozunde tamamen kendini kesfetmek uzere bir yapi olan Vipassana'yi bulabildim.. bireyin tamamen kendi ile kaldigi, konusmanin olmadigi, maddi dunyadan en az 10 gun tamamen koptugun bir surecin aci verici olmasi normal, ama bunu kabulleniyorum..
Vaad edilen sonuclar icin kisa bir zaman ve az sayilabilecek bir diyet denilebilir bile..
Belki bu yol bana kendi "kumsalimi" bulmamda faydali olur. Cunku tek araci ben olacagim ve kendimle hic olmadigim kadar yuzlesme sansim olacak.. ki nefs icin bundan buyuk bir kapisma ve hesaplasma yok bence..
Yoga'nin faydalarini da gormezen gelmek mumkun degil. O da bir cozum olabilir belki ama hem yolu uzattigina, hem de "oz"e inmeye (ya da cikmaya) kurallar koymasina isinamadim yine..
Ornegin et yememek gibi kisitlamalar, yaratilmis dunyaya hakaret oncelikle.. Ihtiyacindan fazlasini tuketmeyi elbette savunmak mumkun degil..Ama milyarlarca insan, binlerce yil mavi sulardan, inegin, kecinin, tavugun yumurtasindan ve sutunden faydalanir, gerektiginde ayni kaynaklarin etini kullanirken; ozel ve "aydinlanmis" olmak icin bu bahsedilenlerden uzak durmak yaradana hakaret bence.. Sen yarattin ama ben almiyorum tesekkurler demek..
Doganin isleyisi bile insanin hayatta kalmasi, vucudun temel ihtiyaci olan proteni kolaylikla elde edebilmesi ve gelismesi uzerine. buyuk bas ve yirtici hayvanlar icin avcilik yapamadigi, otla beslenmek zorunda kaldigi donemde yumurta veren tavuk, sut veren inek olmasa, denizden balik bulamasa nasil devam ederdi nesiller.. Sut veren buyuk-kucukbas hayvanlar eger sagilmazlarsa agrilar basliyor. bunu dogada basarabilecek tek varlik da insan.. Sonra da cikip ben vejeteryanim diyorsun.. 20'lerinde, 30'larinda her seyi tadip vejeteryanim demek kolay. Dogar dogmaz (ve dogmadan ana karninda) sutle, peynirle, balikla, kirmizi etle degil de pirinc ve mercimekle beslensen bakalim hayat nasil baslardi ve ne kadar gelisirdin..
Misafir oldugumuz bu sofra bizim ihtiyaclarimiz icin, reddetme luksumuzun ya da sebebimizin olduguna inanmiyorum.. bir Aborjin, bir Bushman, bir kizilderili etten faydalanabiliyorken; bir doktrinin en temel ve saf benim diyerek bunlari reddetmesi acikcasi farkli olma ve ukalalik gibi geliyor. Yoksa "asana"larin ne kadar onemli, degerli ve insana faydali oldugunun farkindayim elbet. Bir gun hic birakmamacasina baslayacagimi da biliyorum zaten..
Ve en cok bu ve benzeri kisitlamalar sebebi ile isinamadim Yoga'ya, Budizm'e, Hinduizm'e..Cok ictigim ya da deliler gibi protein tukkettigim icin degil, bu kisitlamalarin yaradilmis ile araya engel koydugunu dusundugum icin.. Cunku yaradan hakkinda ispatlanamamis cok cesitli bakis acilari ve teoriler olmasina ragmen yaradilmis tam da karsimda.. Ve bunu goz ardi etmeyecegim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder