23.10.13
3 guzel arkadasi birakmak zor oldu. Varanasi gibi bir
kaosta, hem de Hindistan’daki ilk sehrimde onlarsiz cok zorlanirdim. Kizlar
Bengalore’a gececekler buradan, benim gezimin sonlarinda onlari yakalamam
mumkun gibi. Tekrar gorusmeyi umarak sariliyor ve ayriliyoruz. Bir ihtimal onlarla
vipassana egitimine katilmam da mumkun. Tarihleri ayarlayabilirsem neden
olmasin..
Tren Agra’ya dogru yine gec hareket etti. Benim sadece
ikinci yolculugum olmasina ragmen muthis rahat ve organize hareket ediyorum. Sabah
dislerimi bile fircaladim. Cantami kucuk oldugu icin ilk yolculuk gibi
yapmayarak (en alta ve kirin icine degil) ranzama yerlestirebildim. Buyuk cantayla
dolasanlarin ne kadar zorlandigini goruyorum, gercekten cok dogru bir karar
olmus kuculmek.. uyku tulumunu da ters cevirip serdim ayaklarimi cantanin
uzerine yerlestirdim ve hic yer kaybetmeden ama herkesin aksi tarafinda
(koridor) yatarak mis gibi uyudum. Hava fena degildi. Camlar acik olmasina
ragmen tulum icinde terleyip fermuari defalarca acip kapatmam gerekti ama bunlar
guzel uykuyu etkilemedi pek..
1.5 saatlik geciklemli varis beni endiselendirdi. Malum Agra’da
sadece 1 gunum var ve aksama Delhi trenine saat 6’da binmem lazim (ve gar
degistirmem). Esyalarimi garda emante e birakip ustumu degistirdim. Islak mendille
genel bir temizlik ve hazirim.. kapidaki tuktuk soforlerinden beni en cok arzulayanini :), Ali’yle uzun pazarliklar
sonunuda gunluk 300 R’ye Taj Mahal ve Agra Fort’u gezip sonra esyalarimi bu garden
alipaktarma yapacagim digger tren istasyonuna gitmek uzere anlastik. Aksam donuste gordum, turistler icin 2000 R’ye
tam gun ve hayalet sehir de dahil bit sightseeing turu var. hayalet sehir
merkezden 2 saat uzakta oldugu ve taj Mahal + Agra Fort giris biletleri zaten
1000 R tuttugu icin gayet akillica bir secim. Ama sabah erkenden yolda olmak
lazim. O yuzden sehre gelis saatlerini iyi ayarlamak ya da aksam kalmis olmak
lazim.
Once Taj Mahal..
Bati kulturu pazarlama adi altinda o kadar cok rezilligi
yucaltiyor ki, insanin icinde bir yerlerde hep bu “7 harika” konusunda suphe
oluyor. Ki fotograflarda cok guzel gozukse de buyuk bir bina iste diye
dusunmedim degil ilerlerken. Ama kapidan girince is degisti. (750 R sayesinde
kapidan girmeden degisti gerci :))
bilet karsiliginda bir sise su (ustune afiyetle ic diye) ve Taj’in icinde
gezerken ayaklarina takmak icin galos veriyorlar. Cok genis bir bahceden
gecerek (3 farkli giris kapisi var) meshur siluete ulasiyorsun. Gordugun andan
itibaren de kafadaki tum kuskular ortadan kalkiyor.
Garip bir hasmet, gorkem, sonsuzluk, zamanin karsisinda
dikilme (ya da ne derseniz) ile yuzlesiyorsun. Ama ornegin bir amerikan ya da
alman mimarisinden farkli olarak tum o kutlesine ragmen ayni oranda zarif. Sanirim
Taj Mahal’I ozel yapan da bu. Parayla, zenginlikle, gucle aciklanabilecek bir
kavram degil gordugun. Zaten baktikca eziliyorsun bu gorkem karsisinda, ve bir
o kadar kabariyor icin.
Klasik parmak oyunlari yapmadan (nasil yapayim tek
basima)bir kac “ben de buradaydim” fotogafi ve sonra bu zarif kadina yaklasip
dokunma zamani. Hintlilerin nasil dunya terminolojisine “Taj Mahal beyazi” diye
bir renk katmadiklarini anlamiyorum. Yapinin icinde bir cok farkli tas ve
beyazin yaninda da bolca mavi var aslinda. Ama bakinca bambaska, garip ve hic gormedigin
bir beyaz butunluk ile karsilasiyorsun.
Yaklastikca, icine girdikce buyu
azaliyor. Ozellikle icerisi (fotograf cekmek yasak)disarisi ile kiyaslaninca
cok ama cok zayif. 2 lahit disinda kubbedeki islemeler cok siradan. Disi bu
kadar ozenli bir guzelligin icinde de aynisini bekliyor insane. Hele de osmanli
ornekleri ile bu kadar icli disli olunca. Sanki icerisini tamamlayamadan
ustalar isi birakmislar, greve gitmisler gibi bir hava var. ama bu binanin
kendisine golge dusuremiyor elbette. Ozellikle de nehrin kenarinda konuslanmis
arka tarafi ayri guzel. Teknelerin nehirden gecerken karsilastiklari manzarayi
tahmin bile edemiyorum.
Bahcelerde sincap ve papagan dolu. Herkes, her bir
cimen ve tas parcasi huzur dolu. Bunu o kapilarin icerisinde hissetmemek mumkun
degil.
Her sey bitip de cikis kapisina yaklasinca kendimi
durdurdum. Geri donup ilk fotograflarin cekildigi o klasik alanda durup 20
dakika daha seyrettim bu enfes yapiyi. Ve bu goruntuyu kafama kazimaya
calistim. Onlarca yil hayal ettigim, olmeden once yapmam gerekenler
listesindeki en onemli adimlardan biri karsimda duruyordu (aferin Orcun ve
sukurler olsun).
Bu guzelligi zorla birakip Ali ile bulustuk. Artik az yemeye
iyice alistim galiba. Simdiden 1-2 kilo verdim zaten (sadece hindistan
bolumunde, Annapurnalar’da da kafadan 2 kilo verdim sanirim, aynada cok net
belli oluyor). Yol kenarindan 2 samosa
paketletip Red Fort’un karsisindaki seyyar saticilardan birindan cay kapip
(burada cay hep sutle. Klasik cay icin ozellikle black tea istemeniz
lazim). Bir guzel mideye indirdim. Bana neredeyse
tum gun yeter artik. Aksama da belki bir seyler daha..
Sirada Red Fort’da ama isler biraz eglenceli oldu giriste.
Taj Mahal biletinin arkasinda Agra’da gorulebilecek yerlerin bir listesi ve Taj
bileti aldigin icin digger yerlere ayni gun icerisinde bedava girebilecegin yaziyor.
Ben de kapida Taj Mahal biletimi gosterip gormeye yeltenince gorevli durdurdu
ve buradan da bilet almam gerektigini soyledi. Ben tabi ki Kabul etmedim J durumu izah edince de
biletin eski basim oldugunu, artik bu kuralin degistigini ve sadece verginin
alinmadigini sioyledi. Ben yine Kabul etmedim (uyuz Orcun). Uzun tartismalar
sonunda arkadaki kalabalik da birikince tur rehberlerinden biti duruma el atti
ve gorevlilerle konusup beni iceri aldirdi. (Yuru be Orcun).
250 R gunun kari oldu. Neredeyse tuktuk parasini cikardim,
hem de hakkimla. Red fort’u meshur yapan ana etken, kitanin tarihteki
hukumdarlarinin neredeyse tum onemli olanlarina ev sahipligi yapmis olmasi. Daha
sonra Delhi’de de gorecegim gibi, tum duvarlar kirmizi tas kullanilarak
yapildigi icin bu ismi almis. Acikcasi ben pek begenmedim. Ozel ve farkli bir
sey bulamadim iceride (bunda Taj Mahal sonrasi gitmenin de etkisi vardir
muhtemelen). Ben agra’daki yerine Delhi’deki kalenin gorulmesini tercih ederim.
Bosuna para vermeye gerek yok. Hele ki %60’i askerler tarafindan kapatildigi
icin cok azini gorebilirken. En guzel
tarafi yine nehrin ayni tarafinda yer alan Taj’in siluetinin burclardan nefis
bir portre sunmasi..
Agra’yi yarim gunde bile bitirmek mumkun. Yavas yavas
hareket edilirse 1 tam gun rahat rahat yeter (hayalet sehir dahil). Orada kalmayarak
akillica bir secim yapmisim. Aksam rahat rahat Delhi treni icin gara gittim ve hatta
sonraki adimlar icin Amritsar ve Jaipur biletlerimi bile aldim.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder