Sanirim sinaniyorum. Baska aciklamasi yok. Hindistan’a
girdikten iki gun sonra aklima baska bir sey gelmiyor. Once otobusum 1 saat gecikmeyle kalkti, insan
Turkiye’nin dogusunda sirt cantasi ile gezince bunu yasamaya alisiyor ama Nepal’de,
hem de turist otobusunde (turistleri rahat ettirmek icin kast sistemi vari bir
yapi yerlestirmisler. Genelde daha
konforlu araclarin oldugu ve yerel halki cok az kattiklari bir “ust sinif’ var,
kocaman “TOURIST” yazili pencerelere bakarak arac secmek mumkun. Bu sinif
farkinda fiyatinda etkisi var saanirim. Ama hala bizim icin cok ucuz rakamlar.
Ornegin 6 saatlik Pokhara-Hindistan siniri 20 TL). 1 saat beklemek her seyin habercisi gibi
oldu. Ustune ustluk filmlerdeki gibi cakal genc bir muavinin, ingilizce
bilmesine ragmen isine gelip anlamamazlik ettigini cok gec ogrendim..
Yol
gecikmeyle de olsa basladi. Rahatsiz sayilmayacak koltuklar, yanimda sarisin
bir Amerikali kiz ile sohbet ve filmlerdeki gibi bozuk ve virajli yollarda,
nefis manzaralar esliginde ilerlemek. Yol o kadar bozuktu ki garip ama ninni
gibi geldi, cok derin dalmisim. Ve yine o kadar bozuktu ki uykudan dilimi
isirarak uyandim cunku fena bir cukura girmisiz, sansli olmasam dilim kopardi,
hafif bir kanama ile kurtardik.. yazdikca ne anlamsiz bir gunmus hatirliyorum,
yine tepem atiyor..
Ogle yemegi
diye garip bir yerde durduk ve “disarlikli” kimse agzina lokma koyamadi. 100
rupee bozamadiklari icin elimdeki 15 Rupee ile sadece bir muz alabildim. Paran
mi var derdin var arkadas..
Sonra yol
ayni aksiyonla devam etti ve beni Sunauli (Hindistan siniri) yerine bambaska
bir yerde indirdiler ve bileti gosterip itiraz etmeme ragmen bana bileti
satanda hata odugunu soyleyip gittiler. Baska carem kalmadigi icin bir riksa
tutup (ki ilk oldu) 100 Rupee’ye (2 TL)beni 15 km otedeki sinir noktasina
atmasini istedim. Yolda cantama bos bos ve sinirli sekilde bakarken farkettim
ki nalgene mataram ve uzerindeki Steripen filtrem yoktu. Cantami yerlestirken
mataya uzun uzun bakip geri koyan muavinin otobus uzaklasirken o siritisinin
anlamini o sirada cozdum (sapsal Orcun). Cok uzuldum ama cebime ders diye koyup
benzer bir seyin tekrarlanmamasini saglamak en iyi bakis acisi sanirim..
Sinirda her
sey garip sekilde hizli ilerledi/ hem Nepal hem de Hindistan sinirinda her sey
toplam 10 dakika surdu. Ben de kendimi (bilet alirken yurume mesafesi denen) Gorakhpur
tren istasyonuna gitmek icin bir yerel otobuste buldum. 90 dakikayi 3.5 saatte
aldik. Cantami kucagima aldim ve Sinan’in hafif hareket etmek konusunda ne
kadar hakli oldugunu gordum. Bu arada korna calan Nepalliler kesinlikle azizler
o kesin. Hintlileri gordukten sonra diyecek bir sey bulamiyorum. Afedersiniz
ama sanki ipnelik olsun diye garip sesler cikaran havali kornalarini her 10
saniyede bir caliyorlar (abartmiyorum, 10 saniye). Benzer ziplamali yollar,
kucakta canta, yanimda telefonu hic susmayan bir kadin.
3.5 saat
sonra Gorakhpur’a inince her sey bitti, Hindistan’in meshur ve kusursuz tren
sisteminin guvenli kollarina dustum diye sevindim. Ama bir iki futbol sahasi
genisliginde bahcesine girince insan soke oluyor. Tum bahce yerde uzanan
insanlara doluydu. Herkes altina ne bulduysa sermis. Yanlarinda yatan inekler,
kasinan kopekler (hayatimda hic bu kadar cirkin ve zayif kopek gormemistim, ki
sonrasinda hic eksilmediler). Filmlerde gordugumuz ve savasa giden askerlerin
uzandigi toplanma alanlari gibiydi her sey. Daha
once hic gormedigim icin genel bir durum zannettim ama Gorakhpur’a ozgu bir
durummus. Ya da bana oyle soylediler. Ileride anlayacagim..
Iceri girip
istasyon sefliginden trenimi ogrenmek istedim. Ve surpriz. En az 4 saat
gecikme. Tren 11’deydi ben saat 8’de gardaydim L Gorevli saat 1’de tekrar gelmemi soyledi. Vakit
gecirecek yer ararken Hindistan ile gercekten tanistim sanirim. Gar icerisinde
yerlerde yatan insanlari, sefaleti, ortalikta gezen hayvanlari ve diskilarini,
kimsenin bunu umursamamasini gorunce ne yapacagini sasiriyor insan. Yururken
insanlar basmamaya calismak zorunda kalacak kadar kalabalik var yerlerde. Ve
Haydarpasa garindan 4 tane daha yan yana dusunun, o kadar cok peron. Dolayisi
ile o kadar cok insan..
Kendimi
klimali bir bekleme salonuna attim, sansa buldugum bir koltugun onune cantami
atip beklemeye basladim, gun o kadar yorucu gecmisti ki hayatimda ilk kez sandalyede
otururken kafami dizlerimin uzerine koyup sizmisim. Telefonun alarmi ile uyanip
tekrar seflige gittim. Arkadasta uzgun ifadeyi gorunce ne oldugunu anladim ama
yapacak bir sey yoktu. Sabah 4’te trenin varmasini, 1 saatlik temizlikten sonra
da harekete gececegini ogrendim. Boynum bukuk yururken iki kiz ile karsilastim.
Tam bitli turist olanlardan. Onlar da Varanasi’ye gidiyorlarmis. Ikilinin
numaralari da benimki ile ara arkayaydi (sonradan anladigimiza gore 6’li yatma
duzeninde karsilikli) sevgili olduklarini da kisa zamanda anliyor insan. Benim
dinlenme salonunda yer olmadigi icin onlar digerleri gibi yerde yatti, ki bunu
pek onemsemediler..
Sonunda
trene binildi, nasil yatilacagi ogrenildi (kizlar daha once 3 kez geldikleri
icin Hindistan ve tren duzenlerini biliyorlardi, cok yardimci oldular). Yeni
aldigim uyku tulumuna sigisip gozlerimi kapattim. Sansa cok soguk degildi sleeper class olmasina ragmen camlar yarim acikti ve cok sogudugunda
kapatmamiza izin verdi diger 2 kisi). Uyandigimda tren hareket etmiyordu.
Istasyonda da degildik. Yesil bir alanin ortasinda oylece 1 saat bekledik (daha
sonra ogrendigimize gore Gorakhpur Varanasi arasi tek hat varmis. Trenler
surekli birbirlerinin sirasini beklermis). Bu beklemeler hic bitmedi zaten .
6
saatli yolu yaklasik 10 saatte aldik. Ve terlemis, yorgun halde Varanasi
istasyonunda indik. Trende bir de Lucas diye alman bir cocukla tanistik.
Beraber kalacak bir yer arayalim diyerek 4 kisi platforma indik. Dislerimi
fircalayamadim diye bir sakiz atmistim agzima. Ve bilenler bilir, yol konusunda
en cok korktugum sey basima geldi, sakizi cignerken “citirt’ diye bir ses ve
ust arka dislerimden birinin kenari kirildi. Kesinlile “Incredible India” ya da
cenabet Orcun.. ki ikincisi olmadigina eminim :)
Kimseye
belli etmeden dilimle disimi kontrol ede ede yururken aklima sadece turumun
bittigi geliyodu. Bu garip pisligi gordukten sonra insanin disciye gitmesi pek
mumkun degildi. O sirada garip bir sey oldu. Lucas bize donup (elinde bir kek
vardi) disimi kirdim dedi :) en azindan yalniz degilim, ve bu
nasil bir sans. Sonradan bilimsel acindan da ogrendik ki ikimizin de 10 saniye
arayla ayni disimiz kirilmis. Hem de trende 3 saat once tanisan iki insan..
Neyse,
kalanini Varanasi bolumune saklayayim bari..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder