22 Ekim 2013 Salı

Hindistan Derken?


Sanirim sinaniyorum. Baska aciklamasi yok. Hindistan’a girdikten iki gun sonra aklima baska bir sey gelmiyor.  Once otobusum 1 saat gecikmeyle kalkti, insan Turkiye’nin dogusunda sirt cantasi ile gezince bunu yasamaya alisiyor ama Nepal’de, hem de turist otobusunde (turistleri rahat ettirmek icin kast sistemi vari bir yapi yerlestirmisler. Genelde  daha konforlu araclarin oldugu ve yerel halki cok az kattiklari bir “ust sinif’ var, kocaman “TOURIST” yazili pencerelere bakarak arac secmek mumkun. Bu sinif farkinda fiyatinda etkisi var saanirim. Ama hala bizim icin cok ucuz rakamlar. Ornegin 6 saatlik Pokhara-Hindistan siniri 20 TL).  1 saat beklemek her seyin habercisi gibi oldu. Ustune ustluk filmlerdeki gibi cakal genc bir muavinin, ingilizce bilmesine ragmen isine gelip anlamamazlik ettigini cok gec ogrendim..

Yol gecikmeyle de olsa basladi. Rahatsiz sayilmayacak koltuklar, yanimda sarisin bir Amerikali kiz ile sohbet ve filmlerdeki gibi bozuk ve virajli yollarda, nefis manzaralar esliginde ilerlemek. Yol o kadar bozuktu ki garip ama ninni gibi geldi, cok derin dalmisim. Ve yine o kadar bozuktu ki uykudan dilimi isirarak uyandim cunku fena bir cukura girmisiz, sansli olmasam dilim kopardi, hafif bir kanama ile kurtardik.. yazdikca ne anlamsiz bir gunmus hatirliyorum, yine tepem atiyor..

Ogle yemegi diye garip bir yerde durduk ve “disarlikli” kimse agzina lokma koyamadi. 100 rupee bozamadiklari icin elimdeki 15 Rupee ile sadece bir muz alabildim. Paran mi var derdin var arkadas..

Sonra yol ayni aksiyonla devam etti ve beni Sunauli (Hindistan siniri) yerine bambaska bir yerde indirdiler ve bileti gosterip itiraz etmeme ragmen bana bileti satanda hata odugunu soyleyip gittiler. Baska carem kalmadigi icin bir riksa tutup (ki ilk oldu) 100 Rupee’ye (2 TL)beni 15 km otedeki sinir noktasina atmasini istedim. Yolda cantama bos bos ve sinirli sekilde bakarken farkettim ki nalgene mataram ve uzerindeki Steripen filtrem yoktu. Cantami yerlestirken mataya uzun uzun bakip geri koyan muavinin otobus uzaklasirken o siritisinin anlamini o sirada cozdum (sapsal Orcun). Cok uzuldum ama cebime ders diye koyup benzer bir seyin tekrarlanmamasini saglamak en iyi bakis acisi sanirim..

Sinirda her sey garip sekilde hizli ilerledi/ hem Nepal hem de Hindistan sinirinda her sey toplam 10 dakika surdu. Ben de kendimi (bilet alirken yurume mesafesi denen) Gorakhpur tren istasyonuna gitmek icin bir yerel otobuste buldum. 90 dakikayi 3.5 saatte aldik. Cantami kucagima aldim ve Sinan’in hafif hareket etmek konusunda ne kadar hakli oldugunu gordum. Bu arada korna calan Nepalliler kesinlikle azizler o kesin. Hintlileri gordukten sonra diyecek bir sey bulamiyorum. Afedersiniz ama sanki ipnelik olsun diye garip sesler cikaran havali kornalarini her 10 saniyede bir caliyorlar (abartmiyorum, 10 saniye). Benzer ziplamali yollar, kucakta canta, yanimda telefonu hic susmayan bir kadin. 

3.5 saat sonra Gorakhpur’a inince her sey bitti, Hindistan’in meshur ve kusursuz tren sisteminin guvenli kollarina dustum diye sevindim. Ama bir iki futbol sahasi genisliginde bahcesine girince insan soke oluyor. Tum bahce yerde uzanan insanlara doluydu. Herkes altina ne bulduysa sermis. Yanlarinda yatan inekler, kasinan kopekler (hayatimda hic bu kadar cirkin ve zayif kopek gormemistim, ki sonrasinda hic eksilmediler). Filmlerde gordugumuz ve savasa giden askerlerin uzandigi toplanma alanlari gibiydi her sey.   Daha once hic gormedigim icin genel bir durum zannettim ama Gorakhpur’a ozgu bir durummus. Ya da bana oyle soylediler. Ileride anlayacagim..

Iceri girip istasyon sefliginden trenimi ogrenmek istedim. Ve surpriz. En az 4 saat gecikme. Tren 11’deydi ben saat 8’de gardaydim L Gorevli saat 1’de tekrar gelmemi soyledi. Vakit gecirecek yer ararken Hindistan ile gercekten tanistim sanirim. Gar icerisinde yerlerde yatan insanlari, sefaleti, ortalikta gezen hayvanlari ve diskilarini, kimsenin bunu umursamamasini gorunce ne yapacagini sasiriyor insan. Yururken insanlar basmamaya calismak zorunda kalacak kadar kalabalik var yerlerde. Ve Haydarpasa garindan 4 tane daha yan yana dusunun, o kadar cok peron. Dolayisi ile o kadar cok insan..

Kendimi klimali bir bekleme salonuna attim, sansa buldugum bir koltugun onune cantami atip beklemeye basladim, gun o kadar yorucu gecmisti ki hayatimda ilk kez sandalyede otururken kafami dizlerimin uzerine koyup sizmisim. Telefonun alarmi ile uyanip tekrar seflige gittim. Arkadasta uzgun ifadeyi gorunce ne oldugunu anladim ama yapacak bir sey yoktu. Sabah 4’te trenin varmasini, 1 saatlik temizlikten sonra da harekete gececegini ogrendim. Boynum bukuk yururken iki kiz ile karsilastim. Tam bitli turist olanlardan. Onlar da Varanasi’ye gidiyorlarmis. Ikilinin numaralari da benimki ile ara arkayaydi (sonradan anladigimiza gore 6’li yatma duzeninde karsilikli) sevgili olduklarini da kisa zamanda anliyor insan. Benim dinlenme salonunda yer olmadigi icin onlar digerleri gibi yerde yatti, ki bunu pek onemsemediler..

Sonunda trene binildi, nasil yatilacagi ogrenildi (kizlar daha once 3 kez geldikleri icin Hindistan ve tren duzenlerini biliyorlardi, cok yardimci oldular). Yeni aldigim uyku tulumuna sigisip gozlerimi kapattim. Sansa cok soguk degildi sleeper class olmasina ragmen camlar yarim acikti ve cok sogudugunda kapatmamiza izin verdi diger 2 kisi). Uyandigimda tren hareket etmiyordu. Istasyonda da degildik. Yesil bir alanin ortasinda oylece 1 saat bekledik (daha sonra ogrendigimize gore Gorakhpur Varanasi arasi tek hat varmis. Trenler surekli birbirlerinin sirasini beklermis). Bu beklemeler hic bitmedi zaten . 

6 saatli yolu yaklasik 10 saatte aldik. Ve terlemis, yorgun halde Varanasi istasyonunda indik. Trende bir de Lucas diye alman bir cocukla tanistik. Beraber kalacak bir yer arayalim diyerek 4 kisi platforma indik. Dislerimi fircalayamadim diye bir sakiz atmistim agzima. Ve bilenler bilir, yol konusunda en cok korktugum sey basima geldi, sakizi cignerken “citirt’ diye bir ses ve ust arka dislerimden birinin kenari kirildi. Kesinlile “Incredible India” ya da cenabet Orcun.. ki ikincisi olmadigina eminim :)

Kimseye belli etmeden dilimle disimi kontrol ede ede yururken aklima sadece turumun bittigi geliyodu. Bu garip pisligi gordukten sonra insanin disciye gitmesi pek mumkun degildi. O sirada garip bir sey oldu. Lucas bize donup (elinde bir kek vardi) disimi kirdim dedi :) en azindan yalniz degilim, ve bu nasil bir sans. Sonradan bilimsel acindan da ogrendik ki ikimizin de 10 saniye arayla ayni disimiz kirilmis. Hem de trende 3 saat once tanisan iki insan..


Neyse, kalanini Varanasi bolumune saklayayim bari..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder